Uludağ Tarihi – Heybetli Uludağ’ın Oluşumu ve Doğal Güzellikleri

 

Doğanın Mirası Uludağ – Hayran Olacaksınız!

2543 metre yükseklikteki zirvesi ile günümüzün kış turizm merkezi olan Uludağ’ın tarihi Antik Çağ’a kadar uzanır. Heredot, bu dağdan Olympos adıyla bahseder. Bursa Ovası’nın güneyinde yer alan bu bölgeye İlkçağda Olympos Mysia, Roma döneminde ise Keşiş Dağı olarak bilinir.

Uludağ tarihi farklı medeniyetler etkisinde şekillense de, Uludağ Hristiyan keşişlerin mekanı olarak bilinir. Osmanlı egemenliğine geçtikten sonra beyliğin ve devletin ilk başkenti olan Bursa Türk nüfusu ile dolmaya başlamıştır. Dolayısıyla Uludağ ve çevresi de ele geçirildikten sonra Hristiyanlar buradan kaçmıştır. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, 1925’te yöreye Uludağ ismi verilmiştir.

Uludağ Nasıl Oluştu?

Uludağ’ın tarihçesi, heybetli dağın oluşumu ile birlikte başlarken, Uludağ’ın Antik Yunan’da bile adı geçmesi önemlidir. 3. yüzyıldan sonra Uludağ’da keşişlerin kaldığı manastırlar, 8.yüzyılda oldukça fazlalaşmıştır. Orhan Gazi Bursa’yı aldığında da dağdaki keşişlerin bir kısmı manastırlarını terk etmiştir. Uludağ tarihi açısından bu olayın önemi büyüktür.

Uludağ’ın oluşumuna baktığımızda da Uludağ kütlesinin 1.dönem adı verilen jeolojik dönemde oluştuğu bilinmektedir. Yaklaşık 250 milyon yıl önce Uludağ bölgesi kara haline dönüşmüştür. Uludağ, 2500 metreyi aşan yüksekliğini ise “Alp Orojenezi” adı verilen, Anadolu’da 135 milyon yıl önce başlayarak günümüzde halen devam eden dağ oluşumu hareketleri sırasında kazanmıştır.

Uludağ hakkında bilgi edinmek isterseniz daha detaylı olarak 2.543 m yüksekliği ile Türkiye’nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan Uludağ için uzunluğunun 40 km, genişliğinin ise 15 – 20 km olduğunu söyleyebiliriz. Uludağ’ın en yüksek noktası göller bölgesinde yer alan Uludağ Tepe’dir. Uludağ’ın kuzey tarafında Sarıalan, Kirazlı, Kadı, Sobra yaylaları vardır.

Türkiye’nin İlk Kayak Merkezi Uludağ – Kış Aylarının Gözdesi!

Uludağ tarihi hakkında bu kadar bilgi yeter, biraz da Uludağ kayak merkezi nasıl ünlendi ona bakalım. 1933’te Uludağ’da bir otel kurularak bölge kış sporları için kullanılmaya başlanmıştır. 1963’te ise Türkiye’nin ilk teleferiği, Uludağ kayak merkezi sınırları içerisinde açılmış ve kış turizmi gelişmeye başlamıştır.

Türkiye’nin ilk kayak merkezi olan Uludağ, İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlere yakın olması nedeniyle her geçen yıl ziyaretçi sayısını artırmaya devam etmiştir. Bursa Ovasına yakın yerlerinde ise kaplıcaların bulunması sağlık turizminin de bölgede gelişmesini sağlamıştır.

Uludağ kayak merkezi, 15 özel ve 12 kamuya ait resmi konaklama tesisi; telesiyej ve teleskileri ile kış aylarının tatil rotasıdır. Uludağ’ın tarihi ve doğal gelişimi içerisinde kayak otelleri ve tesisler de gelişerek bölgenin büyümesine katkı sağlamıştır.

Uludağ’ın Bitki Örtüsü – Saklı Kalmış Güzellikler

Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Uludağ kayak merkezi, iklim ve bitki örtüsü ile misafirlerini kendine hayran bırakmaktadır. Yüksek yerlerinde eski buzullara ait izler görülen Uludağ kayak merkezinde Türkiye’nin önemli volfram yatakları da bulunmaktadır.

Uludağ tarihi içerisinde yüzyıllarca değişen iklim koşullarına bakıldığında yükseklere çıkıldıkça kar yağışının arttığı görülürken derin vadiler içerisinde akan derelere de rastlanmaktadır. Mart ayında Uludağ’da doğa ana uyanmakta ve nadir bitki örtüsünü sergilemektedir.

Şubat ayında 1700 metre üzerinde 400 cm’e varan kar kalınlığı görülürken yaz aylarında defne, zeytin, fındık, kızılçam, kestane, meşe, karaağaç, kayın, karaçam, gürgen, titrek kavak gibi ağaçlar görülmektedir.

Uludağ kayak merkezi kar yağışlı gün sayısının fazla olması nedeniyle tatilcilere uzun bir zaman aralığında kayak yapma imkanı verir. Sarıalanda 49 gün kar yağarken 110 gün karla kaplı gün sayısı görülür.

 

Uludağ’ın Misafirlerine Sundukları

Uludağ her mevsim ayrı güzelliğe sahip olsa da kış aylarında kar örtüsünün zenginliğine ve kayakçıların coşkusuna ev sahipliği yapmaktadır. Kayak tatili için Uludağ Kayak Merkezi’ne gelenler, yüksek dağların yanında milli parklar ve göllerle de karşılaşırlar. Lüks otelleri ve kış sporları ile bilinen Uludağ’da yörenin doğal güzelliği görülmeye değerdir.

Buzul oluşumlarının izlerini barındıran Uludağ, konuklarına sirk göllerini görme imkanı vermektedir. Koğukdere, Çaylıdere, Heybeli ve Buzul Göl Uludağ’da karşılaşacağınız güzelliklerdendir. Aynı zamanda Uludağ gezilecek yerler arasında yer alan Milli Park, geyik, tilki, sincap, gelincik, akbaba ve dağ kartalı gibi hayvan türlerini görmenizi sağlamaktadır. Türkiye’deki en büyük kelebek olma özelliğine sahip olan Apollo Kelebeği de Uludağ Milli Parkı’nda bulunmaktadır. Uludağ muhteşem faunası ile tatilinizi unutulmaz kılacaktır.

Uludağ’a Nasıl Gidilir? Heybetli Dağlara Yolculuk

Uludağ tarihi ve Uludağ Kayak Merkezi doğal güzellikleriyle sizleri cezbettiyse Uludağ’a nasıl gidileceğini de merak etmişsinizdir. Bursa’ya yaklaşık 35 km uzaklıkta olan Uludağ’a kendi aracınızla E5 ya da TEM’i takiben Bursa tabelalarını takiben gelebilirsiniz. Bursa’ya girdikten sonra da Uludağ tabelaları sizi kayak merkezine götürecektir. Otobüslerle gelecekseniz Bursa merkezinden taksi ve minibüslere binebilirsiniz. Uludağ’a ulaşım oldukça kolaydır.

Uludağ Konaklama – Oteller Mi Dağ Evleri Mi?

Uludağ kayak merkezi, otelleri ve dağ evleri ile Uludağ’ın tarihinden etkilenen, doğal güzelliklerini merak edenleri ağırlamaktadır. Gezilecek yerleri ve yapılacak aktiviteleri sayesinde sömestr ve kış tatillerinin adresi olan Uludağ’da oteller kaliteli konaklama hizmetleri sunmaktadır. Uludağ kayak merkezi otelleri, SPA ve güzellik merkezleri, kapalı havuzları, restoranları ve barları ile ayrıcalıklı tatil fırsatları sunmaktadır.

Otel fiyatları, tesislerin sunduğu imkanlara göre değişse de kayak sezonu başlamadan rezervasyon yaptırmakta fayda vardır. Bembeyaz kar manzarasına uyanmak, kayak yapmak, eğlenceli partilere katılmak için Uludağ otelleri tam size göre!